Turkvet.Biz

Ana Sayfa veteriner, hayvancılık, tarım, danışmanlık, besi, çiftlik Hakkımızda inek, koyun,keçi, ahır projeleri, çiftlik projeleri, tavukçuluk, balıkçılık, sütçülük Kütüphane ipard, ıpard, kırsal kalkınma, hayvancılık teşvikleri, hayvancılık destekleri, çiftlik projeleri, veterinerlik Duyurular çiftlik danışmanı, yemleme, ayak hastalıkları, mastitis, dölverimi, buzağı, holşya jersey
 
    Hizmetlerimiz
    Danışmanlık
       Veteriner danışmanlık
      Tarım Danışmanlığı
       Çiftlik projelendirme>
    HACCP sistemi
    Eğitim
    Mühendislik
    IPARD hibe projeleri
       Süt çiftlikleri
       Besi çiftlikleri
        Süt işleme tesisi
        Et işleme tesisi
         Su ürünleri işleme tesisi
         Sebze meyve işleme tesisi
         Süs bitkileri
        Tıbbi aromatik bitkiler
       Yerel ürünler
        Kültür balıkçılığı
        Kırsal turizm
     
     
     
     
     
     
veteriner, tarım, hayvancılık, danışmanlık, ipard

veteriner, tarım, hayvancılık, danışmanlık, ipard

 

 

 

 

Hayvancılığa Başlarken/Tercihler

Bir büyükbaş hayvancılık işletmesi kuruluşuna karar verirken, kurulması düşünülen yere ilişkin ekolojik çevre, tarımsal alt yapı, tedarik ve pazar özelliklerinin öncelikle incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir.

Bunun yanında kurulacak işletmenin arazi varlığı, konumu ve üretim alt yapısı değerlendirilir.

İşletmenin kurulacağı yerin ekolojik çevre özelliklerinin değerlendirilmesi sonucu, kurulacak işletmenin bina ve tesis özellikleri ile damızlık ırk tecihinde belirleyici ve yönlendiricidir. Kurulacak sistemin, açık, yarı açık veya kapalı ahır sistemi olması, yetiştirmenin entansif, yarı entansif veya ekstansif olması, hangi ırkın tercih edileceği bu değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gereken adımlardır.

Bilgi ve teknoloji kullanım imkanları da işletmenin kuruluşunda değerlendirilmesi ve kararlarda dikkate alınması gereken bir konudur. Bu anlamda geleneksel bilgi birikimleri ile sürdürülecek hayvancılık işletmesinin şekli, büyüklüğü ve yetiştirilecek ırk seçimi ile bilgi ve ileri teknoloji imkanlarından yararlanılması planlanan işletmenin özellik ve ölçekleri, diğer şartlar aynı olsa bile farklı olmak zorundadır.

İnsan kaynakları tedarik ve maliyetleri, sürü büyüklüğü, maliyet ve kullanılacak teknoloji tercihlerini etkileyen faktörler arasındadır.  Ancak bilhassa kültür ırkı sığır yetiştiricilinde asgari düzeyde uygulanması gereken bilgi ve teknoloji sınırlarının üzerine çıkılması, işletmenin sürdürülebilirliğinin temel şartlarındandır.

Yetiştirilecek damızlık hayvanların ırk seçiminde de ekolojik çevre, tarımsal alt yapı, işletme yapısı yanında pazar özellikleri, çevredeki hastalık riskleri de değerlendirildikten sonra ortaya çıkan verilere göre karar oluşturulur. Ülkemizde başarıyla yetiştirilen Siyah alaca, Simental, Esmer v.b kültür ırkları olabileceği gibi, yukarıdaki tanımlanan değerlendirmeler sonucuna göre yerli ırk ve melezlerinin de daha ekonomik olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Ülkemizde üretici süt fiyatları, bölge ve işletme özelliklerine göre iki katı düzeyinde farklılık gösterebilmektedir. Süt üretimin planlandığı bir işletmeyi, pazar sıkıntısı bulunan ve süt fiyatlarının düşük olduğu bir yörede kurmayı planlamak herhalde akılcı olmayacaktır. Aynı yörede ırk seçiminde de bu etkileyici bir faktördür.

Diğer taraftan büyükbaş hayvancılığın en önemli girdisi kaliteli kaba yemdir. Ülkemizde kültür ırkı sığır yetiştiriciliğinin en önemli sorunu da kaliteli kaba yem teminidir. Kültür ırkı sığır yetiştiriciliğinde kaliteli kaba yem olmazsa olmazların başında gelmektedir. Kaliteli kaba yemin ucuza tedarik edilmesi ise, hayvancılık işletmesinde karlılığı etkileyen önde gelen faktördür.

Türkiye ekolojisinde en önemli kaliteli kaba yem kaynağı yonca, mısır silajı, korunga, fiğ +hububat tır. Kaliteli çayır otu kaynakları yöresel olarak sınırlı bulunmaktadır.

Teknik olarak kaba yem sayılmayan hububat samanı, ülkemizde büyük ölçüde kaba yem ikamesi olarak değerlendirilmekte, verimlilik kesif yeme bağımlı olarak sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu durum hem verimliliği hem de maliyeti etkileyen önemli bir faktördür.

Buna karşılık, Ülkemiz tarla arazilerinin en geniş kullanımı olan hububat üretiminin artığı olan saman ve hububat anızlarının, yerli ve melez hayvan ırklarının ekonomik şekilde yetiştirilmesine imkan sağlayan yem kaynağı olma özelliği, hiçbir şekilde göz ardı edilemeyecek bir konudur.

Diğer yandan, toplamda tarla bitkilerinde bitkisel ürün yeterliliğinin olmayışı, tarla alanlarının yem bitkisine ayrılmasını önleyen en önemli kısıttır. Kültür hayvancılığı için bir anlamda olmazsa olmaz olarak kabul edilen yonca ve mısır silajı ancak yüksek miktarda yağış alan yörelerde sulamadan üretilebilmekte, çok sınırlı bu alanlar dışında ise sulu arazilere ihtiyaç duyulmaktadır. Sulu ziraat alanlarında verimliliğin temel şartlarından birisi olarak kabul edilen ürün münavebesidir. İyi bir münavebenin en etkili seçeneği ise yem bitkisi ekilişleridir. Buna karşılık, sulu ziraat alanlarında toprakta organik madde sürdürülebilirliği, hayvan gübresi kullanımına bağlıdır. Bu etkileşim, ülkemiz şartlarında sulu tarla ziraatı yapılan alanları, hayvancılık işletmelerine muhtaç kılarken, bilhassa kültür ırkı hayvancılık işletmelerinin kurulacağı yerlerde, sulu tarımın bulunması zorunluluk olarak görülmektedir.

Kaba yem kaynakları,  kullanım imkan ve şekilleri, kurulacak hayvancılık işletmesinin yapısını, özelliklerini ve hayvan tercihinde belirleyici unsurların başında yer almaktadır. Tarla artıklarından yararlanılması, otlatmaya çıkartılması ve bunun için yol kat etmesi gereken durumlarda ırk seçiminde kültür ırkı melezleri, simental ve esmer ırkı tercih nedeni olabilmektedir. Kaliteli kaba yemin sorun olmadığı, ahırda bakım beslemenin yapılacağı ve süt pazarının uygun olduğu konumlarda siyah alaca ırkı tercihte ön plana çıkacaktır. Kaba yem kaynağı ağırlıklı olarak kalitesiz mera ve anız olan yerlerde ise yerli ırk ve melezleri kaçınılmazdır.

Ülkemizin göz ardı edilemez gerçeği Şap hastalığı başta olmak üzere salgın hastalık riskinin düzeyi de işletme ve yetiştirilecek ırk tercihlerini etkileyen faktörlerin başında yer almaktadır.

Küçükbaş ve kümes hayvancılığına yönelik yatırımlar için de benzer tercihler önem taşımaktadır.

Bu tercihlere göre verilecek kararlar ise yatırımda yapı ve teknolojik tercihlerin belirleyicisidir.

İşletmelerin kuruluşundaki doğru tercihler, daha sonra işletmenin sürdürülebilirliğinin temel güvencesi olacaktır.

VETA D; tercihlerinizin belirlenmesinde, kararlarınızın oluşması ve buna göre yatırımınızın doğru şekillenmesinde yanınızda ve hizmetinizdedir.

 

2013

 

 

 

  
   
Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2013 VETA D® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved